"Enter"a basıp içeriğe geçin

Biyoteknoloji ve Moleküler Biyoloji Nedir ?

Biyoteknoloji ve Moleküler Biyoloji tüm dünyada biyolojinin ana konusu haline gelmiştir. Günümüzde bu alandaki çalışmalar hem bilimsel hem de popüler yaşamın ilgi odağı durumundadır. Bu anlamıyla moleküler biyoloji ve genetik, temel biyoloji çalışmalarından ayrılarak kendi başına bir bilimsel çalışma alanı olmuştur. Ülkemizde, moleküler biyoloji bilgileri ile donatılmış moleküler biyologlar noktasında çok önemli bir açık vardır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Programı, bu alanda uzmanlaşmış elemanları yetiştirmeyi amaçlar. Bölümün esas amacı, uluslararası düzeyde bilim adamı yetiştirmek olup öğrencilerinin bu amacı gerçekleştirecek bireyler olmalarını sağlamaktır.

Kişisel Özellikler
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programına girmek isteyenlerin; fen derslerinde başarılı, meraklı, gözlemci, sabırlı, araştırmacı kişiler olmaları gerekir. Çalışmalar bazen yıllarca sürecek araştırmaları gerektirir. Her şeyden önce, doğayı sevmek, canlılarla uğraşmaktan hoşlanmak ve bilimsel çalışmalardan doyum sağlamak önemlidir.

Dersler ve Eğitim Süreleri
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programının dört yıl sürecek öğretiminde; Biyoloji, Kimya, Matematik ve Bilgisayardan Başka Elektrik ve Manyetizma, Mikrobiyoloji, Fizyoloji, Gen Moleküler Biyolojisi, Gen Mühendisliği Uygulamaları gibi dersler okutulur. Öğrencilere staj ve bitirme projesi yaptırılır.

Sosyal Statü ve Ünvanlar
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programını bitirenlere Moleküler Biyolog unvanı verilmektedir.

Çalışma Sahaları
Moleküler Biyologlar hastanelerde, sağlık koruma enstitülerinde, ıslah merkezlerinde, ilaç endüstrisinde görev alırlar ve laboratuarlarda özellikle hücrelerin incelenmesi, genetik yapısının çözümlenmesi ve iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yaparlar. Moleküler Biyologlar üniversitelerin, fen, tıp, ziraat, eczacılık ve veterinerlik fakültelerinde akademisyen olabilirler, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu gibi resmi kurumlarda ve ilaç endüstrisinde araştırmacı, çeşitli sağlık kuruluşlarının laboratuarlarında yönetici olarak görev alabilirler.

Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü yıllardır var olan bir bölüm. Böyle olmasına rağmen bu bölümün içinde olmayan bir kişi için bir hayli farklı yorumlanabilen bir alan olarak kendi çapında bir rekor kırabilecek düzeyde olduğunu düşünüyorum. Tercih edecek öğrenciler ve bu bölüm hakkında çok fazla bir bilgisi olmayan aileler için her zaman kafada bir soru işareti oluşturma gücüne sahip bölümlerin başında geliyor zira. Ailelerin en büyük tereddütü ‘çocuğum bu bölümü okuyunca iş bulabilecek mi?’ olurken bu bölümü tercih etmeyi düşünen öğrencilerin ise birden fazla tereddütü bulunuyor. Bunları bunca yıl kendime gelen sorulara dayanarak söylüyorum.

Bu bölüm hakkında çok fazla bilinmeyen olduğu gibi aynı zamanda çok fazla da yanlış bilinen var. Ben de tecrübelerime dayanarak, en çok da uzun yıllardır bölüm hakkında aldığım sorular ışığında bu bölümü tercih etmeyi düşünenler ve çoktan tercih etmiş ve okumaya başlayacaklar için bir yazı hazırlamaya karar verdim. Aynı zamanda bu bölümde okumuş, Türkiye’de ve yurt dışında bu bölümle ilgili alanlarda çalışmış, akademik olarak neler yapılacağını tecrübe etmiş biri olarak yazmış olduğum yazının bu alan için ciddi anlamda iyi bir kaynak olacağını düşünüyorum. A’dan Z’ye bölümle ilgili her şeyi bulabileceğiniz bir yazı hazırlamaya çalıştım diyebilirim. Bu bölümü tercih edeceklerin aklına takılan bir çok soruya açıklık getireceğini düşünüyorum. Başlıklar altında hazırladığım için merak ettiğiniz konulara direk ilerleyip bakabilirsiniz. Bunların dışında aklınıza takılan başka sorular varsa sormaktan çekinmeyin. Öyleyse en temel soruyla başlıyorum.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Nedir?

Bence bu bölümü tercih etmeyi düşünen ya da çoktan tercih etmiş ve bölüme başlayacaklar olanlar ilk olarak “Moleküler Biyoloji ve Genetik nedir” diye araştırmalı ve öğrenmeliler. Moleküler Biyoloji ve Genetik bir temel bilimdir. Yani ne bir mühendislik ne de eğitim alanında bir bölüm olarak değerlendirilebilir. Tüm üniversitelerde Fen-Edebiyat Fakültesinde bulunuyor zaten. Bu nedenle bence ilk olarak “Moleküler Biyoloji ve Genetik Nedir” diye sormadan önce “temel bilim” nedir diye sormalısınız ve cevabını öğrenmelisiniz bu bölümü tercih etmeden önce.

Vikipedi “Matematik, fizik, kimya, biyoloji ve astronomiyi kapsayan bilimler topluluğuna temel bilimler denir.” diyor kısaca temel bilim için. Diğer bilimlerin temelini oluşturdukları için böyle bir tanıma sahip. Moleküler Biyoloji ve Genetik ise organizmaların yapılarını ve birbirleriyle ilişkilerini moleküler düzeyde inceleyen, bunların birbirine etkisini neden sonuçlarıyla ele alan bir bilim dalıdır. Diğer temel bilimlerde olduğu gibi bir hipoteze bağlı olarak laboratuarda yapılan deneyler sonucunda hipotezin doğruluğu hakkında tartışmak ve gerektiğinde yeni hipotezler ortaya koyarak araştırmalar ve deneyler yapmaktır. Aslında Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünün alanı o kadar geniş ki bu tanım oldukça uzatılabilir. Sanırım en kısa şekilde böyle özetleyebilirim.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Dersleri

Bölüm hakkında en çok merak edilenlerden biri de bölümün içeriği. Bence de bölüm dersleri bu bölüm tercih edilmeden önce bilinmesi gerekiyor. Peki içeriklerini ve derslerini nasıl öğrenebilirsiniz bu bölümün? Bu aslında çok kolay. Eğer google’da “moleküler biyoloji ve genetik dersleri” şeklinde arama yaparsanız bölümlerin müfredatını bulabilirsiniz. Boğaziçi, İstanbul, İTÜ, Bilkent gibi tüm bu bölümün olduğu üniversitelerin sayfalarından da bulabilirsiniz. Ben genel olarak yine de sıralayacağım bir fikriniz olması açısından.

Genel biyoloji, kimya, fizik, matematik dersleri temel olarak bu bölümde her üniversitenin müfredatında bulunuyor.
Bunun dışında Mikrobiyoloji, Hücre biyolojisi, Biyoçeşitlilik, Moleküler biyoloji, Moloküler genetik, Genetik, İnsan ve bitki fizyolojisi, Biyokimya gibi dersler ve bunların laboratuvarları bölümün temel taşlarını oluşturan dersler. Bunlar üniversiteden üniversiteye değişiklik gösterebilir. Yani bazılarının adları değişik olabilir ya da bazı dersler bir diğerini kapsayarak müfredatta olabilir. Ancak şu kesin ki bu alanlarla ilgili bilgiler öğreneceksiniz temel anlamda.

Gelelim yine üniversiteden üniversiteye baya bir değişen diğer derslere. Bazı üniversitelerde bir takım ekstra değişik matematik ve fizik dersleri bulunabiliyor. Diferansiyel denklemler, Liner cebir, Termodinamik, Biyodinamik gibi. Bunlar ileri matemati ve fizik dersleri. Kimya için de bu geçerli. Mesela Organik kimya dersi gibi bir ders genel kimyanın dışında çoğu üniversitede alınması gerekenlerden biri. Yani bu bölümde temel derslerin dışında üniversitelerin müfredatlarında çeşitli şekillerde bulunan ileri matematik, fizik ve kimya dersleri bulunuyor.

Bir de yine bir başka değişiklik gösteren ders ise programlama dersi. Mutlaka bir programlama dersi oluyor ama her üniversitede farklılık gösterebilir. Mesela C++, Java, Matlap ve Maple gibi bilgisayar programlama derslerinden bazılarını almak durumunda kalabilirsiniz.

Bunların dışında son sene ya da 3. sınıftan itibaren alan içi seçmeli dersler bulunuyor. İmmünoloji, kanser biyolojisi, statistik (bu bazı üniversitelerde temel ders de olabiliyor), nörobiyoloji ve biyoteknoloji gibi yine bu alanla ilgili dersler alıyorsunuz. Ben aklıma gelen bir kaçını yazdım. Yine bu dersler de üniversitede bulunan hocaların özel çalışma alanlarına göre değişiklik gösterebiliyor.
Üniden üniye değişmekle birlikte bir ya da iki zorunlu stajınız ve dönem sonu proje dersiniz de oluyor. Bu dersler pratik anlamda bence bölümün en önemli dersleri.

Mezun olunca ne olacağım?

Bu bölümden mezun olduktan sonra genetik mühendisi olmuyorsunuz, Moleküler Biyolog oluyorsunuz. Sanırım genetik mühendisliği demek daha artist geliyor insanlara ancak bu bölümü bitirdiğinizde alacağınız unvan Moleküler Biyologtan başkası değil. Zaten hak edilen unvan da bu. Yani olması gereken bu. Bu bölümde evet genetik mühendisliği tekniklerini öğeniyorsunuz ama bu teknikler zaten temel teknikler ve sadece bu bölümde okuyanlar değil aynı zamanda Biyoloji, Biyoteknoloji, Genetik ve Biyomühendislik gibi bölümlerde okuyanların hepsi bu teknikleri öğreniyor. Zaten Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü dediğim gibi Fen-Edebiyat Fakültesinde bir bölüm; Mühendislik Fakültesinde değil. Bu bölümden mezun olunca mühendis olmuyorsunuz. Moleküler biyolog oluyorsunuz.

İngilizce mi Okumalıyım Türkçe mi?

Bana göre bu bölüm mutlaka İngilizce okunmalı. Arkadaşlar şunu kabul etmelisiniz: Bilim dili İngilizce. Siz hangi çalışmayla ilgili olursa olsun bir araştırma yaptığınızda en çok İngilizce kaynak bulacaksınız. MBG araştırma yapmaya dayalı bir bölüm. Bu bölümde temel amacınız araştırma yapmak, bilimsel makaleler okumak. Belki de araştırılan konularla ilgili çok az ya da hiç Türkçe kaynak bulamayacaksınız.

Bu bölümde okuyan biri bölümünü Türkçe dahi okusa bir bilimsel makaleyi okuyup anlayabilecek, yaptığı deneylerden rapor yazabilecek derecede bir İngilizceye sahip olması gerekiyor. Bu bir mecburiyet. Türkçe okusanız da İngilizceyi öğrenmek zorundasınız. Zira öğrenemezseniz ve akademik alanada bu bölüme devam ederseniz yaptığınız çalışma için bir makale dahi yazamayan ve makale yazma işini İngilizce bilen asistanına devreden ASALAK doçentlere, profesörlere dönüşürsünüz. Bunun ne kadar ezik bir durum olduğunu dahi umursamayan ve Türkiye’de bu durumda olan o kadar çok akademisyen var ki. Kendi çalışmasını dahi yazamayan bir akademisyen olmak istemiyorsanız bu bölümün bir gerekliliği olan İngilizceyi mutlaka öğrenmeniz gerekecek.

Kısaca özetlemek gerekirse bu bölümü İngilizce okumanız daha mantıklı. İngilizce öğrenmeye ve İngilizce araştırma yapmaya bölümün ilk yıllarından başlarsanız ilerisi için sizin adınıza daha faydalı olacaktır.

Bu bölümü okurken beni neler bekliyor?

Bu bölümde okuyan birini bol bol laboratuvar dersleri bekliyor. Deneyler yapıp yapılan deneylerin raporlarını yazmak, raporları yazmak için makale araştırmak ve deney sonucu elde edilen sonuçları değerlendirmek lab derslerinin temelini oluşturuyor. Laboratuarlarda çeşitli teknikler öğreneceksiniz; PCR, molecular cloning, Western Blot gibi. Bunun dışındaki teorik derslerin hepsi yukarıda bahsettiğim gibi olacak. Her ne kadar sayısaldan tercih edilen bir bölüm de olsa çoğunlukla sözel tarzda ezber gerektiren derslerin olduğunu söyleyebilirim. Ancak seviyorsanız zaten bu dersler size zor gelmeyecek. Yani demem o ki ancak sevdiğiniz taktirde bu bölümün derslerini sürdürebilir ve kendinizi geliştirebilirseniz.

Ayrıca derslerle aldığınız labların yanı sıra staj yaparak da daha fazla teknik öğrenecek bölümde kendinizi geliştireceksiniz. Stajlar bu bölümde önemli bir yere sahip. Mezun olduktan sonra iş bulmanıza olanak sağlayacak en önemli etkendir yapacağınız stajlar.

İyi bi Moleküler Biyolog olmam için okurken en çok nelere dikkat etmeliyim?

Temel bilimlerden mezun olanların iş bulmakta en çok zorlandığı ülke olabilir Türkiye. Bu bir gerçek ki Türkiye’de bilime olması gerektiği kadar ne değer veriliyor ne de destek. Doğal olarak bu bölümü tercih edecekler mezun olunca iş bulabilecek miyim diye düşünmeye başlıyor haklı olarak. Zaten ülke genelinde de böyle bir inanış hakim. Resmen kalifiyesiz eleman, ne yaptığı belli olmayan, baya baya değersiz bir alan olarak görülüyor. Hemen hemen herkes MBG denilince çevresinden bu yönde bir tepki alıyordur. Ne yazık ki bunların hepsi aslında bizim gelişmemiş bir ülke olduğumuzu gösteriyor. Bir ülke ancak temel bilimlere değer verdiği ölçüde gelişir ve yükselir. Tıp ve mühendislik ancak temel bilimlere değer verdiği ölçüde gelişir bir ülkede. Almanya ve Japonya mühendislik ve teknolojide temel bilimlerde ileri seviyede oldukları için ileriler. Bu bir gerçek.Temel bilimlerde ileri olmayan bir ülke kendi teknolojisini üretemez.

Gelelim bu bölümde öne çıkan ve kaliteli meslek sahipleri olabilmek için bölümü okurken neler yapılabileceğine.
Not ortalaması. Öncelikle mümkün olduğunca yüksek bir not ortalamasına sahip olunması gerekiyor. Çünkü bu alanda akademik ilerlerken her aşamada not ortalamasının önünüze çıktığını göreceksiniz. Ki yüksek lisansa başlarken ALES puanı ve not ortalaması etkili olacak. Bu sadece küçük bir örnek. Bu alanda mesleğini icra edecek kişinin karşısına hep çıkacak not ortalaması. Bu nedenle en az 3.00’ün üzerinde olmalı otalama. En az bu olmalı. Bana göre olması gereken 3.50 ve üstü. Mesela bir bursa başvururken, yurt dışında master ya da PhD başvurularında ne kadar yüksek not ortalaması o kadar şansınızın yüksek olamsı demek.

İNGİLİZCE. İleri seviyede İngilizce bilmek çok önemli. MBG belki de yurt dışına en fazla öğrenci gönderen bölümlerin başında geliyor. Yani bu bölümdeyseniz yurt dışı her zaman ama her zaman söz konusu olacak. Türkiye ‘de de ister akademik devam etmek isteyin ister bir ilaç firmasında çalışın iyi bir eleman olabilmeniz için sizden iyi bir İngilizce istenecek. Hatta seviyenizi TOEFL gibi sınavlarla dahi kanıtlanmanız istenebilir.
Staj staj staj! İyi bir staj belki de bu bölümde yapabileceğiniz en mantıklı şey. İleride iş imkanları dahi sağlayabilecek bir fırsat olarak değerlendirilebilir. En önemlisi de MBG okuyan bir kişinin kendi alanını bulabilmesi ve o alanda tecrübe sahip olmasını sağlayacak yegane imkan. Mümkün olduğunca yazları stajla değerlendirmek yapılabilecek en mantıklı hareket olabilir.

ERASMUS! Dediğim gibi bu bölümdeyseniz yurt dışı her zaman ama her zaman söz konusu olacak sizin için. Bölümü bitirdikten sonra Türkiye’de de çalışacak olsanız bölüm okurken sahip olacağınız tecrübeler mezun olduktan sonra size yol-su-hava olarak geri dönecek. Ve yine dediğim gibi ülkemiz her ne kadar belli bir seviyede bilim yapma seviyesinde de olsa maalesef bir Almanya, bir İngiltere ya da bir Amerika değil. Kısacası tüm yurt dışı tecrübeleriniz size Türkiye’de olduğunuzdan daha fazla bilgi öğrenmeniz için bir yol olabilir. Erasmus bunun için biçilmiş kaftan. Mutlaka değerlendirin. Tabi Erasmus için de yine not ortalaması ve İngilizce yeterliliği gerekiyor.

Mezun olduktan sonra nerelerde çalışabilirim?

Mezun olduktan sonra seçilen spesifik alana göre üniversitelerin çeşitli bölümlerinde akademisyen olarak devam etmek mümkün. Bunun için de bölümden mezun olduktan sonra yüksek lisans ya da bütünleşik doktora ile eğitim+araştırma hayatına devam etmek gerekiyor. Bu aşamada tercih edilecek alan çok geniş. Kanser, nörobiyoloji, bitki, biyokimya, ilaç, biyoinformatik vs. Yani say say bitmez aslında. Asıl mesele ise çalışmak istediğiniz alanda hocalar tarafından kabul almak ve tabi ki yüksek lisans yapmaya hak kazanmak.
İlaç sektöründe çalışabilirsiniz.

Genetik tanı merkezlerinde Moleküler biyolog olarak çalışabiliriniz.
Hastanelerde çalışabilirsiniz.
Tüp bebek merkezlerinde yüksek lisans yaptıktan sonra çalışabilirsiniz.
Eğer labla aranız iyi değilse biyoinformatik alanında çalışabilirsiniz. Tüm işinizi bilgisayarın karşısında halledebilirsiniz.
Ar-ge merkezlerinde ve enstitülerde çalışabilirsiniz.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Maaşları?

Bu alanda şu maaşı alırsınız diye kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ne bir tıp gibi ya da bir öğretmenlik gibi mezun olduktan sonra yapacağınız iş tam anlamıyla belli değil. Bunu siz belirliyorsunuz. Belki lisans süresince bir projede yer alır burslu asistan olarak para kazanabilirsiniz. Yalnız bu düşük bir ihtimal. Mezun olduktan sonra yüksek lisans yapmayı düşünürseniz yine yaptığınız projeden çalıştığınız hocaya bağlı olarak bir miktar para almanız mümkünken hiç para almamanız da ihtimaller dahilinde. Yani para konusu biraz muamma bu bölümde. Tecrübelerinize bağlı biraz da. Eğer ilaç sektöründe, hastanelerde, genetik tanı merkezlerinde yüksek lisans gerektirmeyen iş bulabilirseniz mezun olur olmaz para kazanabilirsiniz. Ancak alacağınız ücret her alana göre değişiklik gösterecektir. Yüksek lisanstan sonra doktora yapmak isterseniz araştırma görevlisi olarak çalıştığınız ünversitede kalabilmeniz mümkün. Bu sayede düzenli bir maaşa sahip olabilirsiniz.

Yurt dışına master ya da PhD yapmak üzere burs alarak gidebilmeniz de mümkün. Tabi bu bursları kazanmak o kadar kolay değil. Alanınınızda iyi olmak zorundasınız.

Mezun olduktan sonra iş bulmak zor mu?

İşten kastınızın ne olduğuna bağlı. Yukarıda bahsettiğim gibi bir çok alan var. Mesela bir ilaç sektöründe,hastanelerde, genetik tanı merkezlerinde eğer bir tanıdığınız varsa kolaylıkla bulabilirsiniz. Benim en nefret ettiğim şey. Maalesef torpille bir yerlere girmek. Ama olan bir şey bu. Tanıdığınız varsa bir yerlere girmeniz daha kolay.

Bunun dışında yüksek lisansa kabul almak yine size bağlı. Ortalamanız ve üniversitenin şartlarını yerine getirme durumunuzla doğru orantılı. Mesela ortalaması 2.5 olan birinin 3.0 olan birine oranla şansı daha düşük.

Toparlamak gerekirse mezun olduktan sonra iş bulabilmek o kadar kolay olmamakla birlikte çabanız doğrultusunda şansınızı arttırabilirsiniz.

Tıp mı seçmeliyim yoksa Moleküler Biyoloji ve Genetik mi?

Açıkçası bu bana bölümle ilgili sorulmuş en yanlış soru olarak geliyor. Çünkü ikisinin karşılaştırılacak alanlar olduğunu düşünmüyorum ki değiller de zaten. Bu soru akıllara Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü, Tıp gibi düşünüldüğünden mi yoksa Tıp, Moleküler Biyoloji ve Genetik gibi düşünüldüğünden mi geliyor bilemiyorum.

Önceden de değidim gibi MBG bir temel bilim. Siz bu bölümden mezun olunca bilim insanı oluyorsunuz. Tıp ise MBG alanının çok ama çok dışında. Bir kere amaçları ve sistemleri çok farklı. Hatta bölümünü bitirdikten sonra bilimsel çalışmalara yönelen tıpçıların normal MBG ya da benzer temel bilimlerden mezun olanlara göre bilime bakış açısı arasında dağlar kadar fark oluyor. Bu sadece Türkiye’de değil tüm dünya genelide böyle. İngiltere’de labda birlikte çalıştığımız doktorlarda da bu burumu bizzat gördüm ben. Bir MBG mezunu bilimsel çalışma yaparken daha temel düşünüp olayın deneysel boyutu, deneyip hipotezinin doğru ya da yanlış olduğunu görmek, yanlış ya da eksikse devam etmekle ilgilenirken, bir tıp mezunu yani bir doktor eğer laboratuvarda çalışıyorsa dahi işin hasta ve maddi boyutuyla ilgileniyor. MGB temelli bir bilim insanı yaptığı çalışmanın direk hastaya uygulanmasını düşünmüyor ilk etapta. Zira defalarca denemek ve yanılmak var. Ve işin maddi boyutu bir tıpçı kadar da ön planda olmuyor.

Tıp okumak ve doktor olmak demek hastalarla ilgilenmek, insanların sağlığını düşünmek, muayene etmek, teşhis koyup tedavi etmek demek kısaca. Ancak MBG okumak demek bilimsel bir çalışma yapmak demek. Laboratuvarda deney yapıp deneyin sonuçlarını değerlendirmek demek. Gördüğünüz gibi bu iki alanın çalışma alanları, mesleklerin hedefleri birbirinden çok farklı. Eğer hastaları tedavi etmek istiyorsanız Tıp, bilim yapmak istiyorsanız MBG okuyun. Böylesine farklı olmasına rağmen tıp mı MBG mi diye düşünmek bu bölümü okumadan önce de bana garip geliyordu şimdide garip geliyor açıkçası.

Bu Bölümü Neden OkuMAmalıyım?

Sevmiyorsanız kesinlikle ama kesinlikle okumayın. Yanından bile geçmeyin. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Velevki seçtiniz diyelim, yatay-dikey bir geçiş yapıp bırakın bu bölümü. Çünkü sevmeden okumaya çalışırsanız evet bölümü bitirebilirsiniz. Belki iş de bulabilirsiniz. Ama mutlu olamazsınız. Unutmayın bu bir temel bilim. Sizin bir şeyler üretmeniz lazım. Sevmediğiniz alanda bunu da yapamazsınız. Faydanız olmaz. Bilimi kastetmiyorum sadece, kendinize de faydanız olmaz. Faydasız ve parasız bir insan olursunuz. Ve mutsuz. Bunu kendinize yapmayın. Sevmiyorsanız bu bölümü okumayın